Duygu Durmuna Göre Beslenme

Yiyecekler ve Ruh Halimiz Arasındaki İlişki

Hiç sabah kendinizi harika hissederken, öğle yemeğinden sonra birden modunuz düşüp, kendinizi yorgun hissettiğiniz oldu mu? Ya size bazı belli yiyecekleri yiyerek ruh halinizi iyileştirebileceğinizi, enerji düzeyinizi yükseltebileceğinizi ve kendinizi Einstein gibi hissedebileceğinizi söylersek? Tamam, Einstein değil belki, ama yine de biraz yardımcı olacaktır…

Yediklerimizle; ruh halimiz ve enerjikliğimiz arasındaki ilişkiyi anlamak için biraz beyin fonksiyonlarını bilmemiz gerekmektedir. Beyin; sinirler arasında hareket eden kimyasal maddeler aracılığı ile iletişim kurar. Bu nörotransmitter adı verilen kimyasalları, beyin yediğimiz besinlerden oluşturmaktadır. Diyetteki en hassas ve ruh halimizi etkileyen nörotransmitter’ler; serotonin, noradrenalin ve dopamin’dir. Hormonlar, kalıtım, ilaçlar ve alkol gibi başka etmenler tarafından da etkilenen bu nörotransmitterlerin yiyeceklerle olan ilişkisi Massachusetts Teknoloji Enstitüsünün yaptığı bir araştırmada ortaya koyulmuştur.

Dopamin ve Noradrenalin; atikliği ve uyanıklığı temsil eden kimyasallardır. Vücutta bunlar üretildiğinde; kişi daha hızlı düşünmeye ve tepki vermeye başlar, daha motive hisseder, bireyin refleksleri hızlanır dolayısıyla da ruhsal olarak enerjiklik kazanır.

Serotonin; rahatlamayı ve sakinleşmeyi sağlayan kimyasaldır. Serotonin üretildiğinde, kişide, stress ve gerilim hissi azalır, kendini uykulu hissetme ve rehavet durumları gözlenir ve bireylerin tepki süreleri uzar. Beynin serotonin değerinin sabit olması; pozitif bir ruh haline neden olmaktadır. Beyindeki kimyasal dengelerin değişmesinin, ruh hali üzerindeki etkisi konusunda; kadınlar, erkeklere göre daha hassastırlar. Menstrual döngü ve menopoz dönemindeki ruhsal gel-git’lerin sebebinin; serotonin üretimi üzerinde etkili olan hormonların değişkenliğinden kaynaklandığı düşünülmektedir.
Nörotransmitterlerin Yiyeceklerle İlişkisi

Daha Atik Olmanızı Sağlayan Yiyecekler: Daha atik, canlı ve uyanık olmanızı sağlamak için en iyi çözüm, protein bakımından zengin, yağ ve karbonhidrat içeriği düşük besinler (vücuttaki enerjikliğin kaybına neden olduğundan) tüketmektir. Kuşluk vakti, beynin dopamine ve noradrenalin kaynağının azalmaya başladığı zamandır. Protein içeriği yüksek besinler yiyerek vücudunuza tirozin isimli bir aminoasitin alınmasını sağlarsanız, beyin bunu direk daha uyanık, canlı ve atik olmanızı sağlayacak nörotransmitter’lere (dopamine ve noradrenaliene) dönüştürmeye hazır olacaktır. Protein deposu olan yiyeceklere birkaç örnek: balık, kabuklu deniz ürünleri, derisiz olarak tüketilen kümes hayvanları, yağsız kırmızı et, az yağlı peynir, kaymağı alınmış veya az yağlı süt, az yağlı yoğurt, kuru baklagiller.

Bunun yanı sıra içeriğinde Bor minerali bulunan yiyecekler de atikliğe yardımcı olabilmektedir. Bor içeren yiyecekler; el-göz koordinasyonunu, dikkat toplamayı ve kısa süreli hafızayı etkilemektedir. Bor açısından zengin olan yiyecekler, aynı zamanda, sağlıklı bir kemik yapısı ve kan şeker düzeyi sağlamaktadır. Örneğin: Elma, üzüm suyu, avocado ve brokoli.

Sakinleşmenizi Sağlayan Yiyecekler:
Proteinsiz tüketilen karbonhidratlar, kendinizi daha sakin hissetmenizi sağlar. Ne kadar sakin hissedeceğiniz ise, günün hangi saatinde, ne tip ve ne kadar karbonhidrat tüketildiği ile ilgilidir. Düşük glisemik indeksli karbonhidratlar (Dövülmemiş kabuksuz pirinç,  tam tahıllı çavdar ekmeği, tam buğday ekmeği, patates, çoğu buğday makarnası) tüketmek, serotonin salgılanmasını artırdığı için, kişinin konsantrasyonunda artış ve sakinlik hissine neden olur. Uyuşukluk, rehavet hissini ortadan kaldırır. Bu sonuç; insanların öğle öğünlerinde makarna gibi yemekler tüketiklerinde, beyindeki serotonin üretimlerinin artması dolayısıyla, genellikle öğleden sonra rehavet çökmesi durumunu açıklar. Karbonhidrat, beyindeki seratonin değerini etkilediği için beyindeki triptofan miktarını artırmaktadır. Triptofan, seratoninin öncüsü bir aminoasittir.

Pozitif Ruh Hali ve Stresin Azaltılması

Ruh hali ve iştah üzerinde etkili olan bir diğer kimyasal grubu da endorfinlerdir. Bunlar pozitif ruh hali sağlayan, acıya hassasiyeti azaltan ve stresi azaltan; vücudun doğal uyuşturucu-etkili kimyasallarıdır. Endorfin, kişi; acı, açlık içindeyken veya egzersiz sırasında salgılanır. Araştırmalar; bu durumun kronik ağrı ve acıları dindirmede bir yöntem olarak kullanılması konusunu incelemektedir.

Endorfin ile ilişkisi olan bir yiyecek maddesi de çikolatada bulunan “feniletilamin”dir. Çikolata birçok kültür için, yüksek değerli bir ürün olmuştur. Bunun yanı sıra, çikolatanın, yüksek şeker, yağ, feniletilamin ve kafein içeriğine karşın yine de ruh hali üzerinde olumlu etkisi olduğuna dair kanıtlar mevcuttur. Çikolatanın içindeki; şeker, nörotransmitter serotonin salgılamasını, yağ ve feniletilamin ise endorfin salgılamasını tetiklemektedir. Bu kombinasyon, “optimal beyin mutluluğu” adı verilen bir etkiye neden olur. Çikolatadaki kafein ise geçici bir canlandırıcı/uyarıcı etki yapar.