Farketmeden Diyet

Vejeteryan Beslenenler İçin Sağlığı Koruyucu Önlemler

Çayın iyiliği saymakla bitmez. Çay dünyada sudan sonra en çok tercih edilen bir içecek olmasının belki de temelinde yatan felsefe “iyilik” hissini günün her saatinde fark ettirmesi olabilir. Kışın sıcacık içtiğimiz çayı yazın buzlu çeşitleri ile içmek hem çayın iyiliğinden hem de ferahlığından faydalanmamızı sağlar. Piyasada bulabileceğiniz bazı buzlu çaylar koruyucu katkı maddesi ve renklendirici içermez, aynen evde hazırladığımız içecekler gibidir ve gazsız oldukları için de asitli içeceklerin yarattığı midede şişkinlik, yanma ve reflü gibi sağlık sorunlarına yol açmaz...

Çayın iyiliği saymakla bitmez. Çay dünyada sudan sonra en çok tercih edilen bir içecek olmasının belki de temelinde yatan felsefe “iyilik” hissini günün her saatinde fark ettirmesi olabilir. Kışın sıcacık içtiğimiz çayı yazın buzlu çeşitleri ile içmek hem çayın iyiliğinden hem de ferahlığından faydalanmamızı sağlar. Piyasada bulabileceğiniz bazı buzlu çaylar koruyucu katkı maddesi ve renklendirici içermez, aynen evde hazırladığımız içecekler gibidir ve gazsız oldukları için de asitli içeceklerin yarattığı midede şişkinlik, yanma ve reflü gibi sağlık sorunlarına yol açmaz.

Buzlu Çaylarda Bitkisel Çay ve Taze Meyveler Var

Buzlu çaylarda farklı çay çeşitleri ve bol vitaminli taze meyveler kullanılmaktadır. Bu özelliği sebebiyle buzlu çaylar da aynen taze meyveler ile aynı sağlığa faydayı da sağlayabilmektedir. Bugün sıcak yaz mevsiminde ferahlamak için mango, yeşil çay, limonlu ve şeftalili çeşitlerini sıklıkla bulabileceğimiz buzlu çayların sağlığa etkileri saymakla bitmez.

Birçok önemli çalışma yeşil çayın buzlu formu ya da sıcak içilmesinin; yeşil çayda bulunan kateşin fenolik bileşiğinden dolayı kilo verimine yardımcı etkisinin benzer olduğu bildirilmekte ve kilo vermek isteyen bireylere yeşil çayın tüketilmesi önemle vurgulanmaktadır. Yeşil çayın doğal yapısında bulunan kafein, teoflavin ve epigallat kateşin gallatın vücut ısısını arttırarak metabolizmayı canlandırdığı ve vücutta yağlanmayı engelleyerek besinin içerisindeki yağ emilimini azalttığı dolayısıyla da kilo kaybına neden olduğu da bilinen bilimsel gerçekler olduğunu belirtmeliyim. Farklı çalışmalar, yeşil çayda bulunan epigallo kateşin gallat adlı fenolik bileşiğinin; insülin hormonunun kullanılabilirliğini arttırdığını, kan şekerinin düzenlenmesine yardımcı olduğunu, pankreastan insülin salgılayan beta hücrelerinin hasarlarının da engellediğini göstermektedir.

Mango beta karoten adlı güçlü antioksidan, C ve E vitaminlerinden zengin tropik bir meyvedir. Bilimsel araştırmalar mangonun bağışıklık sistemini güçlendirdiği, yaşlanma sürecini yavaşlatabildiği ve içeriğindeki detoksifikasyona yardımcı bileşikleri barındırması sayesinde böbreklerin ve kanın temizlenmesini sağladığı ve cilt dokusunu güçlendirdiği belirtilmektedir.

Limon aromalı buzlu çaylarda C vitamini içeriği oldukça yüksektir. Limonla hazırlanan buzlu çaylar sindirim sistemine yardımcı olup diüretik etki de gösterebilmektedir.

Obeziteden Korunmada Buzlu Çaylar İçin

Harvard Üniversitesinde yapılan bir çalışmada günde 1-2 su bardağı gazlı içecek tüketenlerin Tip 2 diyabete yakalanma riskinin % 26 ve kalp krizi geçirme riskinin % 40 arttığı kanıtlanmıştır. Fakat buzlu çaylar tüm asitli içecekler ile kıyaslandığında çok daha düşük şeker ve kalori içerdiğinden obezite ve Tip 2 diyabet hastalığı için risk oluşturduğuna dair bilimsel bir bilgiye de rastlanmamaktadır.

Buzlu Çaylar Kemikleri Bozmaz Böbrekleri Yormaz

Yemeklerin yanında ve gün içinde içilen asitli içecekler yüksek fosorik aside bağlı olarak kemiklerdeki kalsiyum emilimini etkileyerek kemik erimesine zaman ile sebep olmaktadır. Ayrıca fosforik asit dişin yapısı bozarak ağrı, hassasiyet ve kayıplara da neden olabilmektedir. Buzlu çaylar ise bolca içerdiği manganez minerali sayesinde kemik yoğunluğunu korumakta, flor minerali sayesinde de dişi bakterilere karşı koruyarak diş yapısını sağlamlaştırıp çürüklerin oluşumunu da engellemektedir. Son olarak asitli içeceklerin özellikle kolalı olanlarının daha yüksek fosforik aside bağlı olarak böbrek taşı oluşumuna neden olabileceğini de belirtmek isterim.