 Adölesanların Enerji ve Besin Öğesi GereksinimleriAdölesan dönem, hızlı anatomik, fizyolojik ve davranışsal değişikliklerle karakterize, metabolik hızda değişikliklerin uyarılmasının beklendiği dönemdir. Adölesanların enerji gereksinimi; yaş, cinsiyet, vücut ağırlığı ve pubertal gelişme ile ilgili olduğu gibi fiziksel aktivitenin derecesine göre de bireyden bireye büyük değişiklik gösterebilir.
Adölesan dönemdeki hızlı büyüme, enerji ve besin öğelerine olan gereksinimin artmasına neden olmaktadır.
Enerji gereksinimi; Adölesan beslenmesi, adölesan çağındaki büyümenin birinci basamağı kabul edilir. Bu çağda bazal metabolizmada önemli atış vardır. Buna bağlı olarak enerji gereksinimi de artar. Büyüme sürecinde enerji harcamasını gerektirdiğinden; çocukların enerji gereksinimi yetişkinlerden fazladır. Erkeklerde kas dokusu daha fazla gelişirken yağ dokusu azalır, kızlarda her iki dokuda da artış gözlenir. Yirmi yaş civarında kızlar erkeklerden bir kat fazla yağ dokusu, fakat erkeklerin üçte ikisi kadar kas dokusuna sahip olurlar. Bu gözlemler adölesanda erkeklerin kızlardan daha fazla enerjiye gereksinim göstermelerini açıklar.
Protein gereksinimi; Adölesan dönemde kas kitlesindeki artıştan, eritrosit ve miyoglobin ihtiyacından ve hormonal değişikliklerden dolayı artış göstermektedir. Aynı zamanda proteinler enerji sağlamalarını yanı sıra hücrelerin yapı taşı olduklarından büyüme-gelişme ve yıpranan hücrelerin yenilenmesi için de gereklidir. Adölesanda protein alımı, enerji alımının doruğa varması ile eşzamanlı olarak en üst düzeye ulaşır, bu da kızlarda 12, erkeklerde 16 yaşla uyumludur.
Diyet ile alınan protein miktarı ve bireyin fizyolojik durumu dışında protein metabolizmasını etkileyen birçok faktör vardır. Bunlardan başlıcaları; diyet proteinindeki aminoasit kompozisyonu, enerji ve diğer besleyicilerin yeterli miktarda alınması ve organizmanın nütrisyonel durumudur.
Karbonhidrat gereksinimi; Adölesanların günlük enerjilerinin %50’ si veya daha fazlası karbonhidratlardan karşılanmalıdır. Karbonhidratlar çabuk enerjiye çevrilen ve büyümekte olan adölesanın gerekli enerjisini karşılayabilen besin öğeleridir. Karbonhidratların kompleks karbonhidrat ve lifli yiyeceklerden zengin olması önerilmektedir.
Yağ gereksinimi; Yağlar vücuda en fazla enerji veren besin öğeleridir. Günlük enerjinin %25-30’ unun yağlardan gelmesi gerekir. Doymuş yağ oranının %10’ un altında tutulması önerilmektedir. Yağların yoğun enerji kaynağı olması nedeni ile toplam yağ alımındaki dikkatsiz kısıtlamalar enerji alımının yetersiz kalmasına, proteinlerin bu amaçla tüketilmesine, büyüme ve gelişmenin kötü yönde etkilenmesine yol açabilir.
Vitamin ve mineral gereksinimi; Vitamin ve minerallerin bazıları vücudun yapı taşıdır, bazıları da vücutta oluşan kimyasal olaylarda düzenleyici olarak görev alırlar.
Adölesanda vitamin ve minerallerin büyük bir çoğunluğuna olan gereksinimde artış gözlenir. Adölesanda artmış enerji gereksinimine paralel olarak, karbonhidratlardan enerji üretimi için daha fazla tiamin, riboflavin ve niasine gereksinim vardır. Adölesandaki büyüme atağı sürecinde, doku sentezindeki hızlı artış, DNA ve RNA metabolizması için gerekli olan folasin ve B12 vitaminine ihtiyacı arttırır. İskelet büyümesindeki hızlanma daha çok D vitamini gerektirir. Büyüme sürecinde kazanılan yeni hücrelerin yapısal ve işlevsel özelliklerini sürdürebilmeleri için daha fazla A, C ve E vitamini gereklidir.
Kalsiyum- fosfor Sağlıklı bir kemik yapısı için elzem minerallerdendir. Diyetle alınan fosfor miktarı yeterli olmasına karşılık diyetle alınan kalsiyum miktarı yeterli değildir. Kalsiyum özellikle, periferik sinir ve kas hücreleri gibi birçok hücrenin bütünlüğünün devamlılığında, koagülasyonda ve bazı enzimlerin aktivasyonunda önemli rolü vardır. Kalsiyumun büyük oranda kemiklerde bulunması nedeni ile diyet gereksinimlerinin karşılanmasında kemik dokusunun oluşumu ve korunması ile ilgili konular dikkate alınmalıdır.
Adölesanların beslenme alışkanlıklarında, süte az yer verilmesine karşılık belirgin miktarlarda fosfat içeren karbonhidratlı içeceklerin fazla tüketilmesi, sadece kalsiyum alımının yetersizliğine değil fosfor/kalsiyum oranının artmasına ve kalsiyum dengesinin bozulmasına da neden olmaktadır. Bu nedenle de süt tüketiminin adelösan dönemdeki çocuklarda günlük en az 2 su bardağı olmasına dikkat etmek gerekmektedir.
Demir Adölesan dönemde demir ihtiyacı kan hacmi ve kas kitlesindeki artıştan dolayı daha fazladır. Özellikle kız adölesanlarda menstruasyon dönemi başladığı için erkek adölesanlara göre daha fazla gereksinim vardır. Sosyo-ekonomik yetersizliklerde bütün beslenme öğeleri yanında demir eksikliğine de sıklıkla rastlamak mümkündür. Estetik gerekçelerle yapılacak rejimlerde de adölesan aynı riskler ile karşı karşıyadır. Vejetaryen diyet ile beslenen adölesanlarda yetersiz alıma, atlet adölesanlarda ise kayba bağlı olmak üzere demir eksikliği riski mevcuttur.
Çinko Çinkonun yetmiş tane enzim sistemi içerisinde yer aldığı bilinmektedir, özellikle bu adölesan dönem için çok büyük bir önem taşımaktadır. Enzim sistemindeki işlevi dışında birçok metabolik vardır; bunlar arasında insülin aktivitesi, nükleik asit ve protein sentezi, gonadal gelişim, yaraların iyileşmesindeki rolü sayılabilir.
Çinko eksikliğine bağlı olarak gözlenen en erken belirtinin büyüme hızındaki azalma olduğunu göstermiştir. Bu nedenle adölesanların yeterli çinko aldığından emin olunmalıdır. Büyüme atağı sırasında erkek adölesanlarda vücutta tutulan çinko miktarı yaklaşık 400 mcg kadardır. Kızlarda ise büyüme hızının erkeklerden yavaş olması nedeniyle bu miktar daha azdır. Et, deniz ürünleri, yumurta ve süt gibi hayvansal ve bitkisel kaynaklı protein içeren diyette protein ve çinko arasında iyi bir korelasyon olduğu bulunmuştur. Öyle ki her 10 gr protein için 1.5 mg çinko bulunmaktadır. |