 Alkol tüketimiBirçok içki değişik konsantrasyonda alkol içerir. Genelde içilen içkinin türü, içilen miktar ve sıklığı belirlenerek alınan günlük alkol miktarı saptanır. Değişik içkilerin alkol eşdeğerleri yaklaşık şöyledir. Bir kutu bira (350cc), bir bardak şarap (112cc), bir duble (42cc), distile içki aynı miktarda ( yaklaşık 14g) alkol içerir. Birey değişik türde, bazen şarap bazen bira gibi, içki tükettiğinden belirli içkinin olumlu ya da olumsuz etkisini saptamak güçtür. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) alkol kullanmayan toplumlarda alkol tüketin gibi bir önerinin verilmemesi gerektiğini bildirmiştir. Ancak alkol tüketimi olan toplumlarda mutlaka güvenli alımın ne olmalı konusunda bireyleri bilgilendirmenin uygun olacağı görüşündedir. Düşük dozda antioksidan içeren alkol tüketiminin kalp sağlığını koruduğu yönde bilimsel çalışmalar olsa da ölüm nedenleri değerlendirildiğinde, günlük içilen içki miktarına bağlı olarak artmaktadır. Aşırı alkol alımıyla ilintili hastalıkların başında; felç, kardiyomiyopati, bazı kanser türleri, siroz ve pankreasta iltihaplanma gelmektedir. Ayrıca alkol alımı trafik ve iş kazalarının, intiharın, sosyal ve ruhsal davranış bozukluklarının önemli nedenleri arasında yer almaktadır. Yine aşırı alkol alımı, hipertansiyonun dolayısı ile felç oluşumunun başlıca nedenidir. Alkol kalp kasları ve damarlarda zayıflamaya neden olduğundan uzun süre aşırı alkol alanlarda kardiyomiyopati sık görülür. Bu hastalıkların birçoğu ölümle sonuçlanır.
|
 Alkol Koroner Kalp Hastalığı (KKH’na) Karşı Koruyucu EtkisiBirçok çalışma alkol alımının KKH görülme sıklığını azalttığını göstermektedir. Bulgular erkek ve kadınlarda benzerdir. Günlük bir veya iki değişim alkollü içki alımının KKH riskini % 30-50 düşürdüğü bildirilmiştir. Otopsi sonuçları değerlendirildiğinde günde bir-iki değişim alkollü içki alanlarda ateroskleroz (kalbe giden damarlarda harabiyet) oluşumunun azaldığı görülmüştür. Diğer faktörler (diyet, sigara vb.) kontrol edildiğinde de bu ilinti önemli bulunmuştur. Alkol alımı ile KKH arasındaki ilintiye ait kontrollü klinik çalışmaya rastlanmamasına karşın, gözleme dayalı çalışmalar az miktarda alkol alımının KKH riskini azalttığını işaretlemektedir.
Az miktarda alınan alkolün KKH’na karşı koruyucu etkisinin yaklaşık %50’sinin iyi kolesterol olarak bilinen HDL-kolesterolü yükseltmesine bağlanmıştır. HDL, kolesterolü arter duvarından çekerek karaciğere geri taşımaktadır. |
 Kimler kullanmamalıdır?Bilimsel çalışmalar alkolle tanışma yaşı ne kadar erken olursa yapacağı hasarın daha güçlü olacağı yönündedir. Bu nedenle çocuklar, ergenlik çağına gelmiş gençler ve hamile olan kadınların alkolü kullanmamaları gerektiğini bildirmektedirler. Yetişkin kadınların günde 1 kadeh, erkeklerin ise günde 2 kadehin üzerinde alkol kullanmamaları gerektiğini belirlenmiştir.
Alkol seçimi olarak bugünkü öneri kırımızı şarap ve siyah biradır. Çünkü içerisinde bulunan bitkisel kimyasallardan fenoller sayesinde günlük önerilen miktarlarda kullanımının koroner kalp hastalığı riskini azalttığı bilinmektedir.
|
Sonuç ve ÖnerilerAlkolün KKH’nı önlemesine ilişkin kontrollü klinik çalışma yapmak olanaksızdır. Bu nedenle de alkolün yararlı olduğu gerekçesiyle alkol alımını teşvik etmek doğru değildir. Her şeyden önce alkolün yararlı etkisi günde 1-2 değişim içki alımı ile sınırlıdır. Bunun üstünde alkol alımı hastalık ve ölüm riskini hızlı bir şekilde yükseltmektedir. Çoğu kişi alkol alımında sınırı aşmaya meyillidir. Aşırı alımı siroz, hipertansiyon, felç, pankreatit gibi çok önemli hastalıkların oluşum nedenlerinin başında yer almaktadır. Özellikle ülkemizde hepatit enfeksiyonları yaygındır. Hepatitlerin karaciğere yaptığı zarar alkolle katlanmaktadır. Alkol trafik kazalarında da önemli rol oynamaktadır. Trafik kazalarının cinayete varan boyutta olduğu ülkemizde alkolün yararlı olduğunu söylemek yanlıştır. Dikkat isteyen makine kullananlar için de alkol alımı sakıncalıdır.
Alkol, doğum öncesi ve sonrasında bebek sağlığını olumsuz yönde etkilemektedir. Gebelikte alkol alımı ölü doğum, düşük ve sağlıksız doğumla ilintilidir. Gebelik ve emziklilikte kesinlikle alkol alınmamalıdır.
Gençlik çağında azla başlayan veya ruhsal sorunlarını baskılamak amacıyla alınan alkol bağımlılık yaparak alkolizme neden olacağından gençlerin alkollü içkilerden uzak durmaları gerekir. Ailede alkolizm öyküsü bulunan bireyler alkollü içkilerden sakınmalıdırlar. ABD’nde alkolün yılda 100.000 fazla ölüme neden olduğu, sınırlı alkol alımıyla önlenebilen ölümlerin ise 80.000 olduğu hesaplanmıştır. Üstelik alkol nedeniyle ölenlerin çoğunluğunu 45 yaş altı genç nüfus oluşturmakta, sınırlı alkol alımının KKH’na karşı koruyucu etkisi ise daha çok 45 yaş üstü nüfusu ilgilendirmektedir. Bu durum topluma yönelik önerilerde bulunmanın ne kadar sakıncalı olduğunu göstermektedir.
Bu nedenlerden dolayı bireysel olarak alkollü içki kullanan veya kullanmak isteyenlere aşağıdaki öneriler yapılabilir.
- Birey her şey den önce alkol alımının kendi açısından yarar ve zararı konusunda bilinçli olmalıdır. Ailesinde alkolik bulunan, hipertrigliseridemi (kan yağlarında artma), pankreatit (pankreasın iltihaplanması), karaciğer hastalığı, hipertansiyon, kardiyomiyopati gibi hastalığı olanlar, gebe ve emzikliler, alkolle etkileşimi olan ilaç kullanan bireyler alkol almamaları konusunda uyarılmalıdırlar. Karaciğer hastalığı olmasa bile hepatit virüsü taşıyıcılar da alkolden uzak durmalıdırlar.
- Alkolle zıt etkileşimi olmayan bireyler arzu ettikleri takdirde günde 1–2 değişimle alkol alımlarını sınırlandırmalıdırlar. Bu da 1–2 kutu bira veya 1–2 kadeh şarap veya bir duble rakı gibi içki demektir.
- Taşıt ve diğer aşırı dikkat isteyen makine kullanımı sırasında kesinlikle alkol alınmamalıdır.
- Alkolün sağlık üzerine olan yararlı ve zararlı etkisi ve alınan miktar izlenmeli, olumsuzluklar gözlenirse öneriler düzeltilmelidir.
- Gençlerin alkolden uzak durmaları konusunda aile, öğretim kurumları ve medya mensupları dikkatli olmalı, alışkanlık başlamadan önleme yoluna gidilmelidir.
|