Antioksidanlar ve Kalp Hastalıkları
  Üye Olmak Istiyorum! | Şifremi Unuttum!Login:   Şifre:  
:: Ana sayfa » Fark etmeden diyet » Antioksidanlar ve kalp hastalıkları ::

Antioksidanlar ve kalp hastalıkları

Antioksidanlar ve kalp hastalıkları

Kalp damar hastalıklardan ölümler, erişkinlerde en önemli ölüm nedeni haline gelmiştir. Yapılan projeksiyonlar, önümüzdeki yıllarda bu sorunun katlanarak büyüyeceğini göstermektedir. Ülkemiz bir Akdeniz ülkesi olmasına ve nüfusu nispeten genç olmasına karşın kalp damar hastalıklarında Avrupa’da ön sıralarda yer almaktadır. Nüfusumuzun giderek yaşlanması ile önümüzdeki yıllarda kalp damar hastalığı sıklığında bir patlama yaşanması beklenmektedir. Kardiyovasküler hastalığın en önemli nedeni olan aterosklerotik damar hastalığına yol açan mekanizmalar günümüzde iyi tanımlanmıştır. Ateroskleroz, çeşitli risk faktörlerine yanıt olarak damarda gelişen inflamatuar bir süreçtir. Ateroskleroza yol açan risk faktörlerinden dislipidemi ve obesite kişinin diyeti ile yakından ilgilidir. Dolayısıyla hastalığın önlenmesinde diyetin önemi büyüktür. Ancak bu amaçla hangi diyetin uygulanacağı konusu karmaşık olup, günümüzde ideal diyetle ilgili yeterli veri yoktur. Diyetin yanı sıra   destek olarak kullanılan vitamin ve antioksidanlarla ilgili veriler de yetersizdir.

Günlük sebze, meyve, tahıl, baklagil ve balık tüketimi

Günlük sebze, meyve, tahıl, baklagil ve balık tüketimi

Sıklıkla kullanılan Amerikan Kalp Derneği’nin (AHA) önerdiği yağdan fakir, kalorinin %30’dan azının yağdan sağlandığı, günlük kolesterol alımının da 300 mg ile sınırlandığı diyettir. Yine bu diyette günlük sebze, meyve, tahıl, baklagil ve balık tüketiminin arttırılması teşvik edilmektedir. Yapılan çalışmalar bu tür diyetlerin birçok kronik hastalık koroner arter hastalığında %83’e varan azalma sağlamak mümkün olmuştur. Alınan total kalorinin de en az içerik kadar önemli olduğu unutulmamalıdır. Bu ikna edici bulgulara karşın toplumların diyeti giderek olumsuz yönde değişmeye başlamıştır.

Son zamanlarda gerçekleştirilen epidemiyolojik çalışmalar, beslenmenin genel mortaliteyi düşürmede önemli bir rol oynadığını göstermektedir. Avrupa’da yapılan bir çalışmada Akdeniz tipi beslenme, sigara bırakılması ve fiziksel etkinlikle tüm mortalite azalmaktadır. EPIC çalışmasında da Akdeniz tipi beslenme ile ölüm arasında ters ilişki ile kalp damar ölümlerinde %33 azalma gösterilmiştir. Lyon Beslenme Kalp çalışmasında Akdeniz tipi beslenme ile Amerikan Kalp Birliği beslenme yöntemleri kıyaslandığında Akdeniz modeli beslenme ile hem kardiyovasküler olaylar hem toplam mortalite anlamlı olarak azalmıştır. Metabolik sendromlu hastalarda yapılan bir çalışmada da Akdeniz tipi beslenme ile C reaktif protein, proinflamatuar sitokinler, insülin direnci ve lipid profilinde olumlu bulgular elde etmek mümkün olmuştur.

Özgül beslenme biçimlerinin inflamasyonu azalttığı birçok çalışmada gösterilmiştir. Ancak antioksidan vitamin desteğinin koroner kalp hastalığından koruduğuna dair veriler çelişkilidir. Mekanizma olarak bakıldığında çok yararlı olması beklenen ve küçük  çalışmalar da cesaret verici sonuçlar alınan antioksidan ve vitamin desteğinin yararı büyük çaplı girişim çalışmalarında doğrulanmamıştır. E vitamini desteği ile ilgili 19 randomize çalışmayı içeren geniş ve yeni bir meta-analizde doz alınmasının ölüm riskini arttırdığı anlaşılmıştır. Benzer bir hayal kırıklığı homosistein yüksekliği tedavisinde folat ve B vitamini desteğinde yaşanmıştır. Ufak çalışmalarda homosisteini bu tür desteklerle düşürmenin yararı gösterilmişken NORVIT isimli büyük randomize çalışmada yarar değil destek tedavi alan hastalarda zarar gösterilmiştir.

Sonuç olarak modern hayat biçimi yaşam biçimimizde ve beslenmemizde köklü ve olumsuz değişikliklere yol açmış., kalp damar hastalıklarında önemli artış sağlamıştır. Sağlıklı beslenme ve yaşam tarzı değişiklikleri ile ciddi yarar sağlamak mümkünse de antioksidan ve vitamin desteğini doğal kaynaklar dışında takviye olarak almanın yararı henüz gösterilmemiştir.

  Antioksidanlar | Kalp hastalıkları | Ateroksleroza