Ben hiç zayıf bir insan olmamıştım...Ben hiç zayıf bir insan olmamıştım ki 31 yaşıma kadar. Hatta balık etli olduğum zamanlar, kilolu olduğum zamanlara göre nadir sayılırdı. Ta ki Selahattin Dönmez ile tanışana kadar. Onunla yaptığım işbirliği (işbirliği diyorum, çünkü kendisi, bu başarının tek başına kendisine ait olmadığını, ilk tanıdığım günden bu yana dile getirmiştir) sonucunda, çevremden “manken gibisin” övgüleri topluyorum. Bu da bana kaybettiğim kilo kadar özgüven kazandırıyor.
Zaten kilolu olarak hamile kaldığım dönemin üstüne hamilelik kiloları da eklenince, vücudum korkunç bir hal almıştı. Doğum sonrası 9 ay oğlumu da emzirdikten sonra, 75 kilo (boyum 1.60) ile Selahattin Bey’in ofisine gittim. “Ben kilo vermek istiyorum” dedim. Bana “Kolay! Benim dediklerimden çıkmadığın sürece, fark etmeden kilo vereceksin” dedi. Tabii insan ilk başta inanmıyor. Kaldı ki Selahattin Bey’in ofisine gelene kadar birçok diyetisyen ve diyet reçetesi denemiştim. Aslında her birinde geçici başarılar da kazandım. Ama verdiğim kilolari her defasında fazlasıyla geri aldım.
Selahattin Dönmez ile işbirliğimiz sonucu, yaklaşık 1 senedir 53 kiloda kalmayı başarabildim. Önemli olan buydu (tabii bunu ancak kendisini tanıdıktan sonra anladım) Kiloyu herkes verebilir, ama o verdiğiniz kilolari korumak ve bir daha almamak gerçekten zordu. Ben kendisinden yalnızca nasıl kilo verileceğini değil, aynı zamanda nasıl beslenmem gerektiğini öğrendim. Bu sayede, verdiğim kiloları 1 senedir geri almadım, almaya da hiç niyetim yok!
Selahattin Dönmez ile bir kere tanıştıktan sonra başka bir diyetisyene gitmeyeceksiniz. Başarıya ulaştıktan sonra da kendisini ancak hoş bir sohbet için ziyaret edeceksiniz. Ben öyle yapıyorum…
Esra |