Çalışmalar birçok besin ögesi yetmezliğinde davranışlarımızın önemli ölçüde etkilendiğini göstermiştir. Bu besin ögeleri ve oluşan bozukluklar:
Besin Öğesi Yetmezliğinde Görülen Davranış Bozukluğu
| Tiamin |
Uyku bozuklukları, yorgunluk, unutkanlık, depresyon |
| Riboflavin |
Depresyon |
| Niasin |
Hassasiyet, baş ağrısı, huzursuzluk, unutkanlık, depresyon |
| Pantotenik asit |
Stres artması, anksiyete, yorgunluk, depresyon |
| Pridoksin |
Depresyon |
| B12 vitamini |
Anemi, hafıza kaybı, depresyon |
| A vitamini |
Anemi |
| C vitamini |
Halsizlik, yorgunluk, içine kapanıklık, depresyon |
| Demir |
Anemi, yorgunluk, halsizlik, baş ağrısı, dopamin geçişinde azalma |
| Kalsiyum |
Baş dönmesi, tansiyon değişmesi |
| Magnezyum |
Halsizlik, aşırı duyarlıklı |
| Bakır |
Anemi |
| Çinko |
Nöropsikiyatrik bozukluklar |
| Selenyum |
Depresyon |
| Omega-3 yağ asidi |
Depresyon |
Çalışmalar proteinden yetersiz beslenen bireylerde apatik hal olduğunu göstermiştir. Bir besinin yetersizliğinde depresyona kadar gidebilen davranış bozukluğu gösteren bedenin; aylık, günlük, hatta öğünlük beslenmeden de etkileneceği açıktır. Yetersiz beslenme üzerine bir de stres eklenmesi durumunda bu etki daha da artmaktadır. Yapılan çalışmalar stres altındaki bedende kan vitamin mineral değerlerinin %32 oranında azaldığını göstermiştir. Kadınların özellikle menstrasyon öncesi ve menapoz dönemlerinde bazı besin ögelerini ek olarak almaları gerekmektedir. |
Hiperaktivite: Okul çocuklarında %2-5 gözlenen bu durum erkek çocuklarda kızlardan 8 kat daha fazla oluşabilmektedir. En önemli özelliği çocuklardaki aşırı hareketlilik ve dikkat azlığıdır. Ancak çok zeki çocuklar diğer arkadaşlarından çabuk algıladıkları için sıkılabilirler ve aşırı hareketlilikle buna yanıt verebilirler. Aşırı hareketli çocuklar başarılı iseler hiperaktivite değildirler. Bu çocuklarda başarı daha düşük olmaktadır.
Günümüzde özellikle şeker, besinlerde lezzet arttırıcı bir diğer öğe olarak kullanılan monosodyum glutamat (MSG) ve diğer katkı maddeleri ile; “çocuklarda hiperaktif davranış veya dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu” arasında herhangi bir ilişki bilimsel olarak kanıtlanamamıştır. Hiperaktivitenin gerçek sebebinin bilinmemesine rağmen genetik ve çevresel etkiler gibi faktörler suçlanmaktadır.
Akşamüstü tüketilen tatlı atıştırmalardan, arkadaşlardan ve aktif bir oyundan sonra, çocukları kontrol altında tutmak zor olabilir. Bu noktada kek, şeker veya tatlı içecekleri suçlamak yanlış olur. Şeker alımı ve hiperaktivite arasında kesin bir bilimsel kanıt yoktur. Sinirsel, agresif ve itici davranışlarla ve kısa süreli dikkat bozukluklarının nedenleri tam olarak anlaşılamamaktadır. Ancak bilim adamları, yetişkinlere çocukların tüm çevresinden örnekler alınması gerektiğini önermektedirler.
Düzensiz davranışlarının nedeninin çocukların içlerinde yaşadıkları duyguların oluşturduğu özel bir heyecana bağlı olabileceği düşünülmektedir. Sanılanın aksine yapılan bazı çalışmalarda da şekerin sakinleştirici bir etki gösterdiği bildirilmektedir. Bilimsel olarak onaylanmamasına rağmen hiperaktif çocukların tedavisi için kullanılan “Feingold diyet” yaklaşımı günümüzde popülerlik kazanmıştır. Bu diyetin yemek planında (badem, bazı meyve ve sebzeler, yapay tatlandırıcılar, renkendiriciler ve koruyucular gibi) salisilat içeren besinler kısıtlanmaktadır. Araştırmacılar Feingold diyetinde çocuğa ekstra dikkat gösterilmesinin çocuğun davranışlarındaki değişikliğin esas sebebi olabileceğini düşünmektedirler.
Araştırmacılar, bilimsel olarak daha fazlası açıklanana kadar en iyi hiperaktivite tedavisinin davranış değişikliği tedavisi ve ilaç kullanımının olacağını belirtmişlerdir.
|