 Fast Food çılgınlığıFastfood denilince akla sadece hamburger menüler ve hazır sandviçler gelmektedir. Ancak fastfood’un bence daha geniş bir anlamı bulunmaktadır. Marketten aldığınız hazır meyve suları, cips, kurabiyeler, çikolata, hazır meyveli yoğurtlar, bisküviler, sokakta satılan simit, ekmek içi dönerde birer fastfood’dur.
Fastfood ilk kez 1850 yılında Hamburg’dan Amerika’ya gelen Alman işçilerin hamburgeri tanıttığını biliyor muydunuz? Daha sonra Amerika’da 1950 yılında işletmeye açılan dünyaca ünlü fastfood markası yiyecek zinciri haline gelmiştir. 1955 yılında Rey Kroç adlı girişimci Amerika’da nasıl hazırlanıyorsa dünyanın diğer ülkelerinde de aynı tat ve lezzeti korumak amaçlı akıllıca bir fikirle ilk olarak ‘Drive in’ yani arabaya servis ile uzun yol seyahat edenler için başlamıştır. İleriki yıllarda kadının iş hayatına daha çok girmesi, çalışma saatlerinin uzun olması, öğle yemek aralarının kısalması ile işletmeciler fastfood restoran halinde her köşe başına yerleşmişlerdir.
Yaşamın içerisinde dışarıda yemek yeme kültürünün artması ile 1985 yılında fastfood junk food yani besin değeri az çok fazla kalori içeren terimlerle aynı anlamda anılmaya başlandı. Çünkü sağlık araştırmaları sağlıksız fastfood ile beslenmenin obezite, şeker hastalığı, hipertansiyon ve kalp sağlığının bozulması gibi ciddi hastalıkları tetikleyici bir unsur olduğunu gösterdi. Bunun üzerine beslenme uzmanları piyasada olan fastfood besinlerin kalite çalışmalarına başladı ve sonuçta hızlı hazır yemek servisinde sunulan besinlerin çok yağlı, şekerli ve tuzlu olduğunu bununla birlikte sağlığa zararlı katkı maddeleri içerdiğini belirlediler. İlk değişiklikler 1986–1991 yılları arasınsa sağlıksız fastfood besinlerini nasıl sağlıklı hale getirebiliriz? Sorusunu firmalar beslenme uzmanları ile tartıştılar. Böylece ülkemizde daha hepsi yaygınlaşmasa da şu ölçütlere uygun değişiklikler planlandı.
Bunlar;
- Hayvansal yağ yerine bitkisel yağ kullanımı arttırıldı.
- Et sandviçlere tavuklu ve balıklı sandviçler eklendi.
- Ağır salata soslarındaki yağlar azaltıldı.
- Mayonezler kolesterolsüz mayoneze çevrildi.
- Tam yağlı ürünler yerine az yağlı ürünler eklendi.
- Yağsız tatlılar eklendi.
- Pizzalardaki tuz azaltıldı.
- Hamburgerdeki % 38 yağ oranı % 15-22’ye indirildi.
- Salata barları eklendi.
- Meyve ve taze meyve suları eklendi.
Şişmanlığın epidemiyolojik ciddi bir sorun olmasında fastfood besin tüketiminin etkisi var ancak tek başına da sorumlusu değil. Bu nedenle özellikle şişman bireylere baktığınızda büyük seçim yeme veya bir daha bir menü isteme eğilimi içerisinde olduklarını görürsünüz. Bugün dünyada hazır yemek servisi yapan iş yerlerinin ilk kurulduğu günden itibaren porsiyon boyutlarına ve enerjilerine baktığımızda aradaki korkunç uçurumun nasıl geliştiğini görmezden gelmemiz mümkün olmamaktadır.
Patates kızartması 1950 yılında standart boy 210 kalori, 1970 yılında küçük boy 210 kalori büyük boy 320 kalori, 1990 yılında küçük boy 210 kalori büyük boy 450 kalori süper boy 540 kalori, 2000 yılında küçük boy 210 kalori orta boy 450 kalori büyük boy 540 kalori süper boy 610 kalori |