Karbonhidratlar ve DiyabetBirçok epidemiyolojik ve klinik çalışma sonuçları nişasta olmayan polisakkaritlerden zengin ve glisemik indeksi düşük karbonhidratlı yiyecekleri içeren diyetin; bozulmuş glikoz toleransı ve reaktif hipogliseminin tedavisinde olumlu etkisinin olduğunu ve Tip 2 diyabet riskinin gelişim hızını azalttığını, glisemi ve insülinemi regülasyonunu sağladığını ve uzun dönemde HbA1c düzeylerini düşürdüğünü göstermektedir.
Dirençli nişasta ve suda çözünür posadan zengin yiyeceklerin tüketilmesinin diyabetle ilişkili mortalite oranını azalttığı, tam taneli tahıl ve tahıl posası tüketiminin yaşlı kadınlarda Tip 2 diyabete karşı koruyucu olduğu bildirilmiştir. Kolonda bakteriyel karbonhidrat fermentasyonunun en önemli substratı olan dirençli nişasta kolon sağlığı için önemlidir. Dirençli nişastadan zengin diyetlerde bakteriyel beta-glukosidaz aktivitesinin % 26 arttığı, safra asitlerinin fekal konsantrasyonunun % 30 azaldığı saptanmıştır.
Dirençli nişastadan zengin öğün sonrası postprandiyal gliseminin % 32, trigliserideminin % 26 azaldığı saptanmıştır. Patatesin glisemik indeksi yüksektir, bu nedenle de diyabetlilere verilen beslenme tedavisinde sıkça yenilmesi önerilmemektedir.
Tahıl nişastası % 20-30 oranında amiloz içerir. Amilozun sindirim enzimleri tarafından hidrolizi yavaş olduğundan amiloz oranı yüksek nişastalı yiyeceklerin glisemik indeksleri düşüktür. Amiloz içeriği yüksek nişastalı yiyecekler; postprandiyal glikoz ve insulin cevabındaki artışları azaltır. Hiperglisemi ve hipertrigliseridemi denetiminde yardımcıdır. Amiloz oranı yüksek nişastalı yiyeceklerde dirençli nişasta miktarının fazla olduğu, noktürnal hipoglisemi ve glikojen depo hastalığında, çiğ mısır nişastası hipoglisemiyi önleyerek kan glikoz seviyelerinin kontrolünü sağlamaktadır.
Diyette sükroz tüketiminin fazla olmasının lipemi üzerindeki olumsuz etkileri konusu tam olarak açıklık kazanmamıştır. Günlük enerjinin % 19’ unun ve %3 ‘ ünün sükrozdan karşılandığı diyetlerin açlık ve postprandiyel glisemi, serum kolesterol ve trigliserit düzeylerine farklı bir etkisi olmadığı bildirilmektedir. Fakat sükroz içeren hamur tatlıları gibi yiyeceklerin yağ içerikleri de göz önüne alınmalıdır. ADA günlük enerjinin % 5’ inin sükrozdan sağlanabileceğini bildirmektedir.
Diyetteki fruktoz izokalorik sükroz ve birçok nişastalı yiyeceğe oranla daha düşük glisemi yanıtı oluşturmaktadır. Bu sanayide fruktozun tatlandırıcı olarak kullanılmasının nedenini açıklamaktadır. Bununla birikte fazla miktarda fruktoz tüketiminin istenmeyen potansiyel etkisi serum kolesterol ve özellikle LDL kolesterol düzeylerini yükseltmesidir.
Aynı zamanda diyet posasının fizyolojik etkileri çözünürlüğü ile de ilişkilidir. Çözünür posa tokluk hissi sağlar. Diyet posasının en zengin kaynakları; tam buğday taneleri, saflaştırılmış tahıl ürünleri, kuru baklagiller, sebzeler ve meyvelerdir. Postprandiyal glikoz ve insülin düzeylerinin kontrolünü sağlar. Hipolipidemik etki gösterir. Bu nedenle obezite, diyabet, bozulmuş glikoz toleransı, reaktif hipoglisemi ve hiperlipidemi tedavisinde önemlidir. Çözünmez posa barsaklarda hacim oluşturur, dışkı hacmini arttırır ve barsaktan geçiş zamanını düzenler. Bu nedenle kolon rektum kanseri, konstipasyon, divertikül hastalıkların önlenmesinde ve tedavisinde önemlidir. |