Vitamin ve Minerallerin Hastalık Tedavilerinde Kullanımı Vitamin ve Minerallerin Hastalık Tedavilerinde Kullanımı
  Üye Olmak Istiyorum! | Şifremi Unuttum!Login:   Şifre:  
:: Ana sayfa » Fark etmeden diyet » BAZI BESİNLERİ KULLANIRKEN » Vitamin ve Minerallerin Hastalık Tedavilerinde Kullanımı ::

Vitamin ve Minerallerin Hastalık Tedavilerinde Kullanımı

Vitamin ve Minerallerin Hastalık Tedavilerinde Kullanımı

Vitamin ve mineraller makro besin ögeleri olan protein, karbonhidrat ve lipitlerin metabolizmalarında düzenleyici etkinlik gösterirler. Bu nedenle de bütün hastalıkların diyet tedavilerinde rolleri vardır.  Kronik olan bazı hastalıkların tedavisinde özellikle kemik sağlığının korunması, kan basıncının düzenlenmesinde ve oksidatif stresin yarattığı hasarın önlenmesinde vitamin ve mineraller çok önemli rol oynarlar.

Vitamin Mineraller ve Oksidatif Stres

Vitamin Mineraller ve Oksidatif Stres

Oksidatif stresin yaratıcıları eşleşmemiş oksijen içeren serbest radikal adı verilen metabolizma sonucu oluşan ya da dış çevreden gelen zararlı ögelerdir. Oluşan hasarı önlemenin yolu antioksidanlarla bedenin savunma sistemini güçlendirmektedir. Serbest radikallerin hücrede yaptığı hasar sonucu hastalıklar ortaya çıkar.

Okside ediciler; sigara içimi, iltihap - yaralanma, hava kirliliği, radyasyon, kimyasal karsinojenler, hareketsizlik ve hastalıklara yatkınlıktır. Antioksidanlar ise; E vitamini, C vitamini, karotenoidler, flavonoidler, Se, Zn, Mn ‘dir. 

Özellikle karotenoidler ( sarı, turuncu, koyu yeşil yapraklı sebzeler, kayısı, domates, narenciye, karpuz ), fitoöstrajenler ( soya ve diğer baklagiller ), biyoflavonoidler ( narenciye ve diğer meyveler ), polifenoller ( çay, soğan, kırmızı şarap, zeytin ), kükürtlü bileşikler ( sarımsak, soğan, pırasa, lahana ) antioksidan etkinliği gösterten ögelerdir.

Öneri: Günde 5 - 6 porsiyon sebze- meyve, 1 porsiyon kuru baklagiller mutlaka alınmalıdır. Ceviz, fındık, fıstık gibi sert kabuklu meyvelerin et veya yağlı peynirler yerine diyette mutlaka tüketilmesi gerekmektedir.

Vitamin Mineraller ve Kanser

Vitamin Mineraller ve Kanser

Vitaminler içerisinde özellikle A, E, C, D, ve B vitaminleri kanser riskini azaltmaktadırlar.

A VİTAMİNİ: Akciğer, meme, deri, prostat, mide, kolon- rektum kanserlerini önleyicidir.
Öneri: Yeşil sarı sebzelerle, sarı kırmızı turuncu meyveler diyette mutlaka bulunmalıdır.

E VİTAMİNİ: Lipit peroksidasyonunu önlediğinden kanserden ( başta akciğer ) koruyucudur.
Öneri: 

C VİTAMİNİ: Antioksidan olarak özellikle solunum ve sindirim sistemi kanserden koruyucudur.
Öneri: Bol bol taze sıkılmış meyve suları ve taze meyveler tüketilmelidir.

D VİTAMİNİ: Kemik kanseri riskini ve menapoz sonrası meme kanser riskini azaltır.
Öneri: Güneşten uygun ve yeterli düzeyde yararlanılmalı, yararlanamayanlar günlük 400 IU D vitamini almalıdırlar.

B VİTAMİNLERİ: Bedenin savunma sistemini güçlendirerek kanser riskini azaltırlar
Öneri: Özellikle riboflavin ve B6 vitamini antioksidant savunma sisteminin önemli parçası olan glutatyonun sentezinde rol almaktadır.

Mineraller içerisinde kalsiyum, selenyum, çinko, manganez ve tuz kanser riskini azaltırlar.

TUZ:  Mide kanser riskini arttırmaktadır.

KALSİYUM: Safra ve yağ asitleri ile bağlanarak kolonda tümör gelişimini azaltırlar.

SELENYUM: Oksijen radikallerini azaltarak kanser riskini azaltırlar.

ÇİNKO: Savunma sistemini güçlendirir.

MANGANEZ: Süperoksit dismutaz enziminin bileşiminde yer alarak karsinojenezisten korur.

İYOT: Yetersizliği tiroid kanser riskini arttırmaktadır.

Vitaminler ve Kardiyovasküler Hastalıklar

E VİTAMİNİ: Hücre membranını ve LDL’ nin oksidasyonunu önler. Bundan dolayı koroner kalp hastalığı riskini azaltmaktadır.
Öneri:   E vitamininden zengin sert kabuklu meyveler ( fındık, fıstık, ceviz ) tam tahıl ürünleri ( buğday özü ), kurubaklagiller ve yeşil yapraklı sebzelerin alımı arttırılmalıdır.

C VİTAMİNİ: HDL kolesterol seviyesini yükseltici etkisi olduğu bilinmektedir. Sigaranın zararlı etkisini azaltmaktadır.
Öneri:   Taze sebze meyve tüketimine dikkat edilmelidir.

FOLİK ASİT:  Kanda homosisteinin yükselmesi kalp hastalığı için risk faktörüdür. Folik asit kanda homosisteinin yükselmesini önler.
Öneri:   Koyu yeşil yapraklı sebzeler, kuru baklagiller, portakal suyu sık sık diyette yer almalıdır.

B6 ve B12 : Bu vitaminler homosistein metabolizmasında etkindir.

Vitamin Mineraller ve Diyabet

Vitamin Mineraller ve Diyabet

E VİTAMİNİ: Diyabette artan lipid peroksidasyonunu önleyerek glisemik denetimde ve kardiyovasküler komplikasyonların önlenmesinde etkindir.

C VİTAMİNİ: Lipid peroksidasyonu önleyerek glisemik denetimi sağlar.

KROM: Glikoz tolerans faktörü olarak bilinir. Glikoz tolerans düzeltici etkisi vardır.

MAGNEZYUM: karbonhidrat metabolizmasında etkindir. Glikoz toleransını düzeltici ekisi vardır.

SODYUM: glikozun emilimini arttırır. Tuz alımı biraz sınırlandırılmalıdır.