Çinko Minerali ve Sağlık Çinko Minerali ve Sağlık
  Üye Olmak Istiyorum! | Şifremi Unuttum!Login:   Şifre:  
:: Ana sayfa » Fark etmeden diyet » Çinko Minerali ve Sağlık ::

Çinko Minerali ve Sağlık

Çinko Minerali ve SağlıkDoğanın temel parçacıkları olan mineraller aynen vitaminler gibi vücudumuzda sayısız sürecin başlamasına veya düzenlenmesine yardımcıdır. Vücudun sıvı dengesinin düzenlenmesi, kas kasılması ve sinir sisteminde uyarı iletiminde, doku onarımı vb… işlevleri vardır. Mineraller vücudumuzda yapıyı oluşturan ve birçok işlevi düzenleyen elzem besin öğeleri grubudur. Vücudunuzun %4 gibi çok küçük bir kısmını oluşturmalarına rağmen vücut yapısının oluşmasında yardımcıdırlar. Kemik, diş, kas, deri, kan ve diğer dokularda da mineraller bulunmaktadır.

Mineraller vitaminlerden farklı olarak inorganik maddelerdir. Yani ısı veya besin işleme sırasında kayba uğramazlar. Eğer bir besini pişirme sıcaklığının üzerinde yakarsanız kül halinde kalıntı mineraldir. Minerallerin vücut için az veya fazla gereksinmesi olabilir ancak vücutta sentezlenmediği için mutlaka diyetle alınması gerekmektedir. Mineraller ‘makro’ ve ‘eser’ olmak üzere ikiye ayrılırlar. Makro mineraller: sodyum, potasyum, klor, kalsiyum, magnezyum ve fosfor’dur. Eser mineraller ise; krom, bakır, flor, iyot, demir, manganez, molibden, selenyum ve çinko’dur.

Dünya beslenme biliminde ortak görüş minerallerin en güvenilir alım yolu beslenmedir. Sağlıklı beslenerek, yeterli ve dengeli seçilmiş diyetle, yeterli ve güvenilir düzeyde mineral almak hiç de zor değil…

Bütün mineraller ince barsaktan emilir, farklı yollarla taşınır ve depolanırlar. Bazıları gerekli hücrede kullanılır, fazlası idrarla atılır. Minerallerin vücutta depolanabilme yeteneklerinden dolayı aşırı alımları zararlı etkilere neden olabilir.

Yaşlanmayla birlikte bireylerin vitamin ve mineral gereksinmeleri değişmemekle beraber, alınan mikrobesinlerin vücutta emilimi ve kullanım oranları azalabilmektedir. Bu nedenle, kalsiyum başta olmak üzere, birçok mineralin yetersizliği de oluşmaya başlamaktadır. Özellikle yaşlılılar üzerinde yapılan bazı çalışmalarda çinko gibi antioksidan fonksiyonu da bulunan bir mineralin vücuda yeteri kadar alımında bazı yetersizliklerin oluştuğuna dair kanıtlar bulunmuştur.

ÇİNKO: Yaklaşık 100 enzimin yapısına giren ve vücutta oluşan biyokimyasal reaksiyonların devamı için gerekli vazgeçilmez minerallerden biridir. Çinko, demirden sonra insan vücudunda en çok bulunan ikinci iz elementtir. Kaynaklarda değişik bilgilerin olmasına rağmen, yetişkin vücudunda yaklaşık 2–3 g çinko bulunduğu ve bu miktarın önemli bir kısmının kemik, pankreas, testis, böbrek, karaciğer, deri, tırnak, kan ve saçlarda gözlendiği belirtilmiştir. Deri vücut çinkosunun %20’ sini içerir.

Çocuklarda büyüme ve gelişmede, bağışıklık sisteminde, tat ve koku almada, görme duyusunun güçlenmesinde, yaraların çabuk kapanmasında, doku gelişiminin hızlanmasında, erkeklerde gelişme çağında testislerin büyümesinde önemli rol oynar. Çinko vücutta enzim olmayan proteinlerin, bazı hormonların, nükleik asitlerin, timulin gibi küçük düzenleyici moleküllerin dengede olmasını sağlamaktadır. Ayrıca epidermal ve epitelial hücre fonksiyonları, granülositer seri ve natural killer hücre fonksiyonları, antikor üretimi, lenfositlerde gen regülasyonu, makrofajların intracellüler öldürme etkileri, sitokin üretimi ve hücrelerin bölünme fonksiyonlarda anahtar rol oynamaktadır.
Çinko eksikliğinin belirtileri; ishal, saç dökülmesi, mental  bozukluklar, sık sık enfeksiyona yakalanma, büyüme geriliği, hipogonadizm (cinsel organ gelişiminde gerilik), deri değişikliği, iştah bozukluğu, karanlığa uyum bozukluğu, yara iyileşmesinde gecikme ve tad duyusunda azalma olarak özetlenebilir.

Çinko eksikliğinin en çok rastlanan belirtisi cilt problemleridir. Çünkü organizmadaki çinkonun %20’ si ciltte toplanmıştır. Bu yüzden yetersizlik koşullarında ilk önce cilt etkilenir. Yara iyileşmesinde gecikme en önemli bulgulardan biridir, bunun kesin mekanizması açık değildir ancak çeşitli çalışmalar çinkonun bağ (konnektif) doku biyosentezi ve bütünlüğü için gerekli bir faktör olduğuna işaret etmektedir. Çinko dış etkilere karşı bağışıklık sisteminin savunmasını güçlendirir. Organizma sürekli olarak zararlı viruslar, bakteriler, kanserojenler ve allerjenlerle karşı karşıya kalmaktadır. Çinko yetersizliğinde vücudun bu zararlı mikroorganizmalarla ve maddelere karşı direnci azalmaktadır.

Çinko eksikliği durumunda özelikle de yetersiz alımına bağlı gelişen eksikliklerde, çinko içeren ilaçların kullanımının bağışıklık sistemi üzerindeki etkileri son derece başarılı sonuçlar vermektedir. Bu bağışıklık etkileri, Down Sendromlu çocuklarda, yanık hastalarında, kanser hastalarında, AIDS hastalarında, alkoliklerde, dialize giren böbrek hastalarında, yaşlılarda, Romatoid Artridi olan hastalarda ve düşük doğum ağırlıklı bebeklerde önemli gelişmeler göstermiştir.

Günlük çinko gereksinmesi; 0-1 yaş bebeklerde 5 mg, 1-10 yaş çocuklarda 10 mg, yetişkin erkeklerde 15 mg, kadınlarda 12 mg olarak hesaplanmıştır. Serum çinko düzeyi yaşla artış gösterir, serum çinko düzeylerinde kadınlar ve erkekler arasında anlamlı farklılık gözlenmemiştir. Çinko elementi göreceli olarak nontoksik bir elementtir. Diyetle yüksek oranda çinko alımının toksisiteye neden olmadığı ancak farmakolojik dozların bakır absorbsiyonunu interfere ettiği, HDL kolesterol seviyesini düşürdüğü, immun sistemi olumsuz etkilediği rapor edilmiştir.

Çinkonun kaynakları: Kabuklu deniz ürünleri (istiridye), kırmızı et, tavuk eti, kuru baklagiller, kuru yemişlerde fazla miktarda bulunur.