Şişmanlığı Davranış Tedavisi Şişmanlığın Davranış Tedavisi
  Üye Olmak Istiyorum! | Şifremi Unuttum!Login:   Şifre:  
:: Ana sayfa » Fark etmeden diyet » ŞİŞMANLIK VE OBEZİTE » Şişmanlığın Davranış Tedavisi ::

Şişmanlığın Davranış Tedavisi

Şişmanlığın Davranış Tedavisi

Erişkin dönemde obezite tedavisi ve sonuçları ile ilgili araştırmalar çok fazladır. Obez erişkinlerin çeşitli sağlık sorunları yaşadığı bilinmektedir. Obezite tedavisi erişkinlerde bu fiziksel risk etkenlerini azaltmak için önerilmektedir. Aşırı kilolu çocukların erişkin yaşamda da obez olma riskleri yüksek bulunmaktadır. Erişkin dönemde kilo kaybı güçlüğü çocukluk ve ergenlik döneminde kilo kontrolünün önemini göstermektedir.

Tedavide nedensel etkenlerin ortadan kaldırılması ve bilişsel, davranışçı, psikoterapötik yaklaşımlar uygulanabilir. Obezite dirençli bir durumdur ve iyileşme ya da düzelme oranı düşüktür. Prognozunun çok iyi olmaması nedeni ile obezitenin ortaya çıkmadan önce ya da başlangıç fazında tanınması ve önlenmesi tedavi ve izlemde önemlidir. Tedavi yöntemleri sağlıklı yaşam tarzını destekleyen davranışçı tedavi ve bilişsel terapiyi içermektedir. Psikodinamik psikoterapi obeziteye etkili değildir fakat depresyon, anksiyete bozukluğu gibi eşlik eden psikolojik sorunlar varsa gereklidir.

Sıklıkla uygulanan tedavi yeme tutumlarını değiştirmeye yönelik davranışçı tedavidir. Bütün psikolojik bozukluklarda olduğu gibi bilişsel- davranışçı tedavi sürecinin etkili olabilmesi, terapist ve hasta arasındaki ilişki ile bağlantılıdır. Değerlendirme sırasında ayrıntılı öykü alınması çok önemlidir.

Çocuk ve ergenler ile çalışırken aile ile işbirliği yapmak çok önemlidir. Çocuğun yeme davranışlarını kontrol edebileceği bir ortam hazırlamaları sağlanabilir. Özellikle ergenlerle çalışırken sorumluluğun ve kontrolün hastada olması, çevrenin yalnızca ona destek olan bir rolde kalması çok önemlidir. Kişilik bozukluğu ya da başka bir psikiyatrik bozukluğu olan annelerin obez çocukları sağlıklı annelerin obez çocuklarına göre daha ağır bir klinik tablo gösterirler. Yaşı küçük olan ve anneleri hem aşırı kilolu hem de nörotik olan çocuklarla yapılan bir çalışma da çocukların daha az yarar gördükleri bulunmuştur. Okul, öğretmen, arkadaş gibi sosyal destek sistemlerinin de değerlendirilmesi önemlidir.

Çalışmaların birleştiği ortak nokta; çocuklarda yeme davranışı düzenlenmesi ve fiziksel aktivitenin yalnız eğitime göre kısa dönem tedavide daha üstün oluşudur. Başarı oranı % 5- 20 olarak bulunmuştur. Epstein ve arkadaşlarının yaptıkları 10 yıllık çalışma çocukların % 30’ unun kilolarını koruduğunu göstermiştir. Bu araştırmada tedavi seçenekleri karşılaştırıldığında anne babanın da tedaviye katıldığı durumlar ve diyete fiziksel aktivitenin eklendiği tedavi yöntemlerinin diğerlerinden üstün olduğu anlaşılmıştır.